Karalamalar Vol. 3

07/03/09 1431 hours

- Burada ankesörlü telefon için kontör bulmak çok zor, tuhafiye ve sigara kantininde ve herkes üçer beşer alıp anında bitiriyor, sonra da bulmak zor oluyor, iyi ki evvelden aile kart almışım, her ay 500 kontör yüklenen 3 kartım var, bir de o sıkıntı baş göstermedi, telefon kuyruğu da çok oluyor, en güzeli gece yat iştimasından sonra gitmek.

- insomniac adama yapılacak en kötü işkence de 21:00′de yat iştimasını koğuşta yataktayken almak, normalde o saatlerde yeni günü karşılamaya hazırlanırken burada uykuya dalmaya çalışıyoruz, sabah 05:45 - 06:00 arası uyanıyoruz ki bu saatler benim sivilde yeni yatağa gittiğim saatler. Yılbaşı da çok fenaydı, 21:00′de uyudum, çavuşun biri çerez getirdi herkese dağıttı askeriyeden bize jest… bir de o güne özel, akşam yemeğinde muz çıktı, gazinoda yılbaşı gezesi Ankara oyun havaları oynamışlar usta askerler, crazy dance in kayseri görmek istemediğimden gitmedim…

- Bir haftasonu er gazinosunda Cem Yılmaz’ın son gösterisinden askerlik maceralarını açmışlar, dev ekranda askerler izlemiş, sivilde izlediğimden gidip izlemedim, koğuşta izledikten sonra gelip gülerek anlatanlar vardı, ama hakkaten yaşadığımız şeylerdi, silahlı pozlar çektik, televizyon izledik, faranjit oldum aspirin ve vitamin aldım vb. o gülerek anlatanlar aslında ağlanacak hallerine gülüyorlardı…

- Müjdat Gezen’in söz yazarı, Kadir İnanır’ın futbolcu, Hulusi Kentmen’in baba rolünde olduğu film vardı, 70′lerden… Er gazinosunda ilk geldiğimiz hafta yaklaşık 150 kişi göz kırpmadan izledik…

- Sigara bir askerin gıdası gibi burada, bölük olarak istirahatte 450 kişi çömelmiş, % 70i sigara içerken çıkan duman uydudan çekilmiş fotoğrafta orman yangını gibi gözükebilir, bir elemanı gördüm, bu ana kadar içmemiş burada sıkıntıdan başlamış. Askere gelene kadar, askerde asla sigara bırakılamaz sanardım, faranjit olup göğüs ağrısı çekince bir hafta bıraktım.

- Burada iştahım açıldı, normalde fazla tüketmezken, kahvaltı, öğlen ve akşam yemekleri harici, tost, tatlı, kumru vb, aşırı tüketmeye başladım, sonra sebebini anladım, iştaha yasak yoktu…

- Komando seçmeleri için check up oluyorduk, askeri hastaneye sivil bir otobüsle gidip geliyorduk, şöför bir cd hazırlamış, damardan girdi, kara tren, sarı gelin, bayram olmuş neyime anam anam garibem vb. o türkülerle hastaneye gittik, hastanede otobüsten indik herkesin gözlerinde rutubet ve ellerinde sigara çakmak…

Posted by edural in Karalamalar, UncategorizedYorumlar (0)

Karalamalar Vol. 2

07/03/09 1429 hours

- İlk manga komutanımız kısa dönemdi, sivilde öğretmenlik yapıyormuş, narin bir adamdı ve herkes gay gözüyle bakıyordu, uzman çavuş eğitim alanında bizi gösterip ona ithafen şu sözleri sarf etti: ” burası askeriye, burada yumuşak hareket yok, sert olacak hareketleriniz, buraya sevişmeye değil savaşmaya geldiniz.”

- bazı eğitim dersleri öyle basit ki çocuk bile anlayabilir, ama her türden adam olunca, kreşte gibi animasyonlarla ders anlatılıyor. Örneğin; bir aracın gabarisinin fazla olup aşırı yükle köprüden geçmeye çalıştığında iki erden biri köprü oldu diğeri de kamyon, kamyon olan er köprü olanın önünden geçince ikisi de çömeldi, yani köprü yıkıldı, zihinsel engelliler için anlatılıyor gibiydi…

- bazısı gece traş olup yatıyor, ben sabahları oluyorum, öğlen manga komutanımız beni uyarıyor, bıyıkların uzamış gece mi traş oldun diyor, halbuki sabah oldum traşımı, bilmiyor ki imajımı kaybettim, bıyıklarım isyan ediyor çıkmak için…

- Akşamları internette çok sıra olunca akşam yemeği yemeden gelmeye başladım internet cafeye, yemek sonrası herkes hücum edince bir saat sıra bekliyoruz, sonra da 50 pc aynı ipden bağlanınca 1024k ile hiçbir site açılmıyor, zaten popüler her tür site yasaklanmış durumda, mail kontolü yapmak ve google anasayfasını görmek bile bazı zaman mucize oluyor, ama buna da şükür. Bir de çarşı izinlerinde haftasonları gidiyoruz…

Posted by edural in Karalamalar, UncategorizedYorumlar (0)

Karalamalar Vol. 1

07/03/09 1427 hours

Aklıma estikçe birşeyler karalayacağım, her gün bir olay yaşandığını varsayarsam, döndüğümde deneme bile yazarım.

- İlk hafta sonunda tüm hayatım burada geçmiş hiç sivil hayatım olmamış gibi hissettim, RDM ( Rehberlik Danışmanlık Merkezi)
psikoloğu genelde olan şey bu dedi, ama o his çok acaipti, yemin töreninde ailemi ilk kez görmüş gibi hissettim, 28 gün sadece ankesörlü telefonla konuşunca

- Bir sabah 06:30′da sıraya girmeyen 2. takımdakileri çavuş istikamet verdi, süründürdü, sabah sabah 200 kişinin yeşiller arasında yerde sürünmesi, kelebekler vadisindeki caretta carettaların denize ulaşma çabasındaki gibi görüntü oluşturdu.

- Sessizlikte uyumaya alışıkken, 250 kişilik koğuşta horlama melodileri arasında uyumaya bile alışıyor insan zamanla, geceleri uykusunda marş söyleyeni de çıkıyor, sevdiğinin ismini sayıklayan da…

- Televizyonu er gazinosunda en önde izleyen usta askerler birer de ayaklarını uzatmak için sandalye koymuş izliyor, bir nevi kendilerini protokol gibi görüyorlar…

- Cam bardakta su içmek, demleme çayı ince belli bardakta içmek ve taze ekmek özlenen şeylerin en başında yer alıyor, bu daha en hafifleri, insan sivilde kıymetini bilmediği ne var ise, burada kıymetini anlıyor…

- Komando seçimleri oldu ve check up için İzmir’de Hatay asker hastanesine gidip geldik,kontroller sırasında istirahatlerde dahi hastaneden çıkamadık, otobüs bizi bulunduğumuz kışladan aldı, hastaneden yine kışlaya getirdi ve tam bir hapis hissiydi,sivil hayatı görmek ama ona dokunamamak, diş fırçası almam gerekliydi ve hastanede hiç tanımadığım birinden rica ettim, karşı caddeye geçti eczaneden aldı geldi, muhabbet ettik, 2 yıl kadar hapise girmiş çıkmış, o zaman şu anki halime şükrettim, daha da kötüleri olabiliyormuş…

- Teneke tabaklarda yemek yemekten bıktım ama mecburum ve sivilde tabldot yemek lokantasına asla gitmeme kararı aldım.

- Fazla sosyal aktivite yoktu ilk zamanlar ve çavuşlar eğitim alanında haftasonu maç yaptı, normalde futbol sevmememe rağmen, Barcelona - Milan maçı gibi izledik tüm bölük

- İlk çarşı iznimizde dört kişi Konak ve Kemeraltı gezdik ve tam da asker kaynayan yerler olunca, kabak gibi sırıttık, bir sonraki çarşı izninde tek başıma takıldım, ilk sefer izinde yaptığımız demleme çaya doymak ve deniz kenarında gezmekti. İkinci sefer yalnız takılıp izin kullanırken Starbucksta kahve içtim, kışla içinde sürekli bozuk para ile çalışan makina kahvesi sonrası beyaz çikolatalı moccha zemzem suyu gibi şifalı geldi. Saç imajımdan dolayı asker olduğum ortadaydı ve kaldırımda yürürken birkaç kız yolunu değiştirdi ve halime güldüm, bir nevi canavar sayılıyoruz, ama onlar da haklı, çoğunluk ne yapıyorsa hep öyle sanılıyoruz. Kışla içinde de bu böyle, bölükte komuta uymayan, adam gibi marş söylemeyen olunca, istikamet verilip sürünme ve ördek yürüyüşü gibi oyunlar oynuyoruz…

- Kızılay’dan ekip geldi, gönüllü kan bağışçıları arıyordu, 450 kişiydik, kimisi hastalık, dövme, piercing gibi çeşitli sebeplerden elenirken olası aids virüsünden dolayı da elenenler oldu, görevli doktor duyuru yaptı bir sene içinde para karşılığı cinsel ilişki yapanlar ayrılsın dedi, elemanın biri isyan etti, ” adam bana bir senedir diyo, ben yirmi senedir ilişkiye girmedim.” Kızılay’a kan bağışlayacak 129 kişi kaldık ve meyve suyu, kek ikramından sonra 450şer ml kan bağışladık, akşam yemeğe geç gittik ama kan verdiğimiz için, hoşafı çift kase verdiler..

- Duyuru yapıldı, iki senelik üniversite mezunlarından kendine güvenenler çıksın diye, uzun dönemler içinde en çok okul görenlerdik, elimi kaldırdım çıktım, çavuşlardan soran oldu, össden kaç puan aldın diye vs. sandım ki güzel bir görev bizi bekliyor, sonra dört kişi olunca gönüllü, uzman çavuş aldı cephaneliğe götürdü bizi ve boş kovan saydık, mantığın olmadığını anladım, 1500. mermide.

- Havaalanına yakınız ve uçaklar üstümüzden inip kalkıyor, trenin de düdüğü duyuluyor, biz özgürüz diye haykırıyor,aynı anda yan birlikten kalkan helikopterler ve eğitim alanında atış sahasından gelen silah sesleri arasında istirahat ederken ben nerdeyim ne işim var burda diye sorguluyorum

Posted by edural in Karalamalar, UncategorizedYorumlar (0)

Asker Modu

12/30/08 1836 hours

10 Aralık itibari ile askerim ve bu süre bitimine kadar burası sizlerle iletişim kurabileceğim bir platform olacak.

Posted by edural in Uncategorized* Comments (6)